<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>elektrik üretimi &#8211; MUHENDIS</title>
	<atom:link href="https://muhendis.web.tr/tag/elektrik-uretimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://muhendis.web.tr</link>
	<description>M&#252;hendislerin Buluşma Noktası</description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Jan 2022 12:31:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/05/cropped-muyendis-yeni-favicon-32x32.png</url>
	<title>elektrik üretimi &#8211; MUHENDIS</title>
	<link>https://muhendis.web.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin 2020 Rüzgar Enerji Potansiyeli ve Kurulu Gücü</title>
		<link>https://muhendis.web.tr/turkiyenin-2020-ruzgar-enerji-potansiyeli-ve-kurulu-gucu/</link>
					<comments>https://muhendis.web.tr/turkiyenin-2020-ruzgar-enerji-potansiyeli-ve-kurulu-gucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burhan DEMİRCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2020 17:52:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rüzgar Enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar enerji potansiyeli]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar türbini]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://muhendis.web.tr/?p=6020</guid>

					<description><![CDATA[Rüzgar Enerjisi Nedir? Tüm yenilenebilir enerji sistemlerinin kaynağı güneş enerjisidir. Rüzgar enerjisi, güneşten dünyaya gelen ışınların yer kabuğu üzerinde oluşturduğu farklı sıcaklıklar neticesinde oluşan sıcaklık, yoğunluk ve basınç farkı neticesinde meydana gelir. Ekvator bölgesi, diğer bölgelere göre çok daha fazla ısındığından, burada oluşan sıcak hava kuzeye ve güneye doğru hareket eder. Dünyanın kendi etrafında dönmesiyle &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rüzgar Enerjisi Nedir?</strong></h2>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Tüm yenilenebilir enerji sistemlerinin kaynağı güneş enerjisidir. Rüzgar enerjisi, güneşten dünyaya gelen ışınların yer kabuğu üzerinde oluşturduğu farklı sıcaklıklar neticesinde oluşan sıcaklık, yoğunluk ve basınç farkı neticesinde meydana gelir. Ekvator bölgesi, diğer bölgelere göre çok daha fazla ısındığından, burada oluşan sıcak hava kuzeye ve güneye doğru hareket eder. Dünyanın kendi etrafında dönmesiyle oluşan “<strong>Coriolis Kuvveti</strong>” de rüzgarların oluşmasında etkilidir.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">
		<div id="ruzgar-enerji-sistemlerinin-uygulamalari" data-title="Rüzgar Enerji Sistemlerinin Uygulamaları" class="index-title"></div>
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rüzgar Enerji Sistemlerinin Uygulamaları</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgarın oluşturduğu mekanik enerjiden iki çeşit enerji elde edilir. Birincisi bu mekanik enerjiyi farklı bir mekanik enerjiye dönüştürerek kullanılır. Bir diğer metot ise rüzgarın mekanik enerjisinden elektrik elde etmektir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ticari olarak elektrik elde etme amaçlı kullanılan rüzgar türbinleri incelendiğinde iki çeşit türbin modeli karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan ilki ve daha çok tercih edileni <strong><a href="https://muhendis.web.tr/disli-kutulu-ve-disli-kutusuz-ruzgar-turbinleri/" target="_blank" aria-label="yatay eksenli (opens in a new tab)" rel="noreferrer noopener" class="rank-math-link">yatay eksenli</a></strong> olanıdır. Buna karşın <strong>dikey eksenli </strong>türbinlerin de tercih edildiği noktalar mevcuttur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgar enerjisi uygulamalarının kullanımı, şebekeye bağımlı ve bağımsız olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Şebekeden Bağımsız Uygulamalar</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Genellikle akülü sistemlerle desteklenen şebekeden bağımsız sistemler ticari olmamakla birlikte bölgesel elektrik problemlerine yönelik kullanılmaktadır. Bununla birlikte tamamen mekanik amaçlara hizmet veren rüzgar türbin uygulamalarına da rastlanmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Şebekeye Bağımlı Uygulamalar</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Enerji üretimi amacıyla kullanılan rüzgar enerji sistemleri şebekeye bağlanarak, ihtiyaca cevap vermektedir. Yüksek kapasite elektrik üretimi sağlayan ticari uygulamalarda depolama maliyetlerinin çok yüksek olması sebebiyle üretilen elektrik gerekli düzenlemeler sonrasında doğrudan şebekeye verilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Ülkemizde Rüzgar Enerjisi Sistemleri</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgar enerjisi sistemleri lisanslı ve lisanssız olmak üzere 2 guruba ayrılır. Lisanslıda bir üst sınır belirtilmemişken lisanssızda 1 MW ile sınırlandırılmıştır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Lisanslı Rüzgar Enerji Santrali</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Ticari olarak elektrik üretmek için yapılan ölçümler ve <a href="https://muhendis.web.tr/ruzgar-enerjisi-ihalesi-eksi-fiyatin-anlami/" target="_blank" aria-label="ihaleler (opens in a new tab)" rel="noreferrer noopener" class="rank-math-link">ihaleler</a> neticesinde santral kurulur ve elektrik üretimi yapılarak devletin belirlediği rakamlardan belirli süreler içerisinde üretilen elektrik şebekeye satılır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Lisanssız Rüzgar Enerji Santrali</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Üst sınırı 1 MW olmak kaydıyla ister tek türbin ile istenirse 4 adet 250 kW’lık türbin ile üretilen elektrik verilen teşviklerde belirtilen süre boyunca şebekeye satılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">
		<div id="ruzgar-enerjisinden-elektrik-uretimi" data-title="Rüzgar Enerjisinden Elektrik Üretimi" class="index-title"></div>
	</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Rüzgar Enerjisinden Elektrik Üretimi</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgar enerjisi santrallerinde sistemin verimli çalışacağı süre ortalama 20 yıl olarak öngörülürken, sistemin kullanım ömrü 30 yıl civarındadır. Santrallerde kullanılan türbin çeşidine bağlı olarak enerji üretimi 3-25 m/s aralığındadır. 1 MW’lık bir santralin %100 verimle çalıştığı düşünüldüğünde 1 yılda üretebileceği maksimum enerji 8,76 GWh’dir. Gerçekte bu kapasite faktörü diğer ticari olarak kullanılan türbinlerde 20%-45% arasında değişmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Güç üretimine etki eden çeşitli parametler vardır</strong>:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yerden yukarıya doğru çıkıldıkça rüzgar hızı artmaktadır. Kurulacak rüzgar türbini sistemlerinin kule yüksekliği sisteme olumlu yönde etki eder. Rüzgar hızındaki 1 birimlik artış güç üzerine küpü oranında avantaj sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgar türbini kurulmadan önce o bölgenin yıllık rüzgar ölçümlerinin yapılmış olması gerekmektedir. Bu veriler eşliğinde ortalama yıllık rüzgar hızının 7 m/s ve üzeri hıza sahip olan alanlara kurulmasının ekonomik olmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kanat çapının artması, taranan alanın artıracağından rüzgarın kinetik enerjisinden elde edilecek elektrik enerjisi doğru orantılı olarak artar. Rüzgar türbinin kanatları dönmesiyle taradıkları alan bir daire oluşturur. Dolayısıyla daire alanında çapın yani kanat uzunluğunun %10 artması taranan alanın %21 artmasına neden olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Uluslararası standart atmosfer</strong> (ISA) şartlarında, deniz seviyesinde, 15°C sıcaklıkta ve 1013,25 mb atmosfer basıncında hava yoğunluğu 1,225 kg/m³ dür. Bu değer deniz seviyesinden yukarıya çıktıkça azalır. Karasal bölgelerde havadaki nem miktarı azaldığından rüzgar türbinlerinin denize yakın bölgelere ve deniz seviyesine kurulması avantaj sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">
		<div id="ruzgar-enerjisinin-avantajlari" data-title="Rüzgar Enerjisinin Avantajları" class="index-title"></div>
	</p>



<h2 class="wp-block-heading">Rüzgar Enerjisinin Avantajları</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Yenilenebilir ve temiz bir enerji kaynağıdır, çevre dostudur.</li><li>Tükenme ve zamanla fiyatının artma riski yoktur.</li><li>Maliyeti günümüz güç santrallarıyla rekabet edebilecek düzeye gelmiştir.</li><li>Bakım ve işletme maliyetleri düşüktür.</li><li>Teknolojisinin tesisi ve işletilmesi göreceli olarak basittir.</li><li>İşletmeye alınması kısa bir sürede gerçekleşebilir.</li><li>Rüzgar enerjisi ile elektrik üretirken doğaya hiçbir sera gazı veya bunun gibi zararlı gazlar salınmaz. Bundan dolayı tamamen temiz enerji kaynağı ve temiz enerji üretim yöntemidir.</li><li>Rüzgar türbinlerini neredeyse her yere kurma imkanı vardır.</li><li>Rüzgar enerji santralleri, güneş enerjisi gibi çok fazla arazi alanı kaplamaz. Yani 1 MW büyüklüğünde bir güneş santrali 20.000 metre kare alan kaplarken, bir adet rüzgar türbini tek başına 1 MW enerji üretebilir.</li><li>Rüzgar türbinleri için havanın aydınlık veya karanlık olması önemli değildir. Gece ve gündüz optimum rüzgar koşullarında elektrik üretmeye devam eder.</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">
		<div id="ruzgar-enerjisinin-dezavantajlari" data-title="Rüzgar Enerjisinin Dezavantajları" class="index-title"></div>
	</p>



<h2 class="wp-block-heading">Rüzgar Enerjisinin Dezavantajları</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Enerji üretimi rüzgara bağlı olduğundan rüzgar kesilmesi veya azalması ile enerji kaybı oluşur. Rüzgar türbinlerinde enerji üretebilmek için rüzgarın optimum seviyede olması gerekmektedir.</li><li>Rüzgar türbinleri yüksek desibelde ses oluşturmaktadır. Bu nedenle gürültü kirliliğine yol açmaktadırlar.</li><li>Doğal yaşama zarar verir, kuş ölümlerine yol açar.</li><li>Elektromanyetik dalgayı etkileyebilir.</li><li>Rüzgar türbinlerinde devrilme ve yanma gibi istenmeyen durumlar görülebilir.</li><li>Türbin maliyetleri yüksektir.</li><li>Rüzgar türbinleri için büyük alanlar gereklidir.</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">
		<div id="ruzgar-enerjisinin-kullanim-alanlari" data-title="Rüzgar Enerjisinin Kullanım Alanları" class="index-title"></div>
	</p>



<h2 class="wp-block-heading">Rüzgar Enerjisini Kullanım Alanları</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgar enerjisi, asla tükenmeyen yenilenebilir bir kaynağa dayanır. Santral doğru yerde kurulduğu sürece çevreyi tehdit etmez, aksine ekosistem için faydalı bir yöntem teşkil eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rüzgar santrallerinin kullanım amaçlarını belli başlıklar altında incelemek mümkündür.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Su pompalama</li><li>Tahıl öğütme</li><li>Soğutma</li><li>Bahçe aydınlatmaları</li><li>Şarj ve Batarya Sistemleri</li><li>Su Depolama Alanları</li><li>Lojistik</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">
		<div id="ruzgar-enerjisi-potansiyelinin-belirlenmesi" data-title="Rüzgar Enerjisi Potansiyelinin Belirlenmesi" class="index-title"></div>
	</p>



<h2 class="wp-block-heading">Türkiye Rüzgar Enerji Potansiyelinin Belirlenmesi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya genelinde, rüzgar enerjisinden elde edilen elektrik enerjisinin toplam enerji üretimindeki oranı gün geçtikçe çok daha önemli hale gelmektedir. Başta Danimarka ve Portekiz gibi gelişmiş ülkelerin rüzgar enerjisine bu denli yatırım yapıyor olmaları, rüzgar enerjisinin, verimli olan her ülkede rahatlıkla kullanılabileceğini göstermektedir. Türkiye’de rüzgar enerjisi uzun zamandır dünya genelinde kullanılmasına rağmen elektrik üretimi amacıyla rüzgar türbinleri ile ticari olarak kullanımı 2005’li yıllardan sonra artmaktadır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizin farklı bölgelerinde, farklı hız ve yükseklikte rüzgar enerji potansiyeli mevcuttur. Bu potansiyelin tamamının ticari olarak kullanılması beklenemez. Genellikle ticari olarak kullanılacak olan rüzgar türbinlerinin kurulacağı alanda 50 m yükseklikte, 7 m/s ortalama rüzgar hızı aranır.</p>



<figure class="wp-block-table"><table><tbody><tr><td>Yıllık ortalama rüzgar hızı- 50 m (m/s)</td><td>Güç yoğunluğu -50m (W/m²)</td><td>Kapasite (MW)</td></tr><tr><td>7,0-7,5</td><td>400-500</td><td>29259,36</td></tr><tr><td>7,5-8,0</td><td>500-600</td><td>12994,32</td></tr><tr><td>8,0-9,0</td><td>600-800</td><td>5399,92</td></tr><tr><td>&gt; 9.0</td><td>&gt; 800</td><td>195,84</td></tr><tr><td>Toplam</td><td></td><td>47849</td></tr></tbody></table><figcaption>Türkiye Rüzgar Kapasitesi</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="918" height="554" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-guc-yogunlugu.png" alt="Türkiye Rüzgar Güç Yoğunluğu Haritası" class="wp-image-6022" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-guc-yogunlugu.png 918w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-guc-yogunlugu-600x362.png 600w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-guc-yogunlugu-300x181.png 300w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-guc-yogunlugu-768x463.png 768w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-guc-yogunlugu-780x470.png 780w" sizes="(max-width: 918px) 100vw, 918px" /><figcaption>Türkiye Rüzgar Güç Yoğunluğu Haritası</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="950" height="573" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-hizi-haritasi.png" alt="Türkiye Rüzgar Hızı Haritası" class="wp-image-6023" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-hizi-haritasi.png 950w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-hizi-haritasi-600x362.png 600w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-hizi-haritasi-300x181.png 300w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-hizi-haritasi-768x463.png 768w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-hizi-haritasi-780x470.png 780w" sizes="(max-width: 950px) 100vw, 950px" /><figcaption>Türkiye Rüzgar Hızı Haritası</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rüzgar enerjisi uygulamaları açısından uygun olmayan alanlar:</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>Rakımı 1500 metrenin üzerinde ve eğimi %20’den fazla olan bölgeler</li><li>Yerleşim alanları</li><li>Kara ve demir yolları ile hava alanları ve limanlar</li><li>Sulak alanlar ve nitelikli orman alanları</li><li>Koruma Alanları (milli parklar, ÖÇK, vb.)</li><li>Enerji santralları</li><li>Emniyet bantları</li><li>Derinliği 50 metre’ den fazla olan deniz alanları.</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">
		<div id="turkiye-ruzgar-enerjisi-durumu" data-title="Türkiye Rüzgar Enerjisi Durumu" class="index-title"></div>
	</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Türkiyenin Rüzgar Enerjisi Durumu</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><a aria-label="TÜREB (opens in a new tab)" href="https://tureb.com.tr" target="_blank" rel="noreferrer noopener" class="rank-math-link"><strong>TÜREB</strong></a>’in yayımlamış olduğu <strong>2020 Haziran</strong> ayı verilere göre, Türkiye’nin çeşitli illerinde toplam <strong>8.288 MW</strong> kurulu güce sahip olan <strong>197</strong> RES işletmesinde <strong>3.335</strong> adet türbin bulunmaktadır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="494" height="570" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-kurulu-guc.jpg" alt="Türkiye Rüzgar Enerjisi Toplam Kurulum" class="wp-image-6032" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-kurulu-guc.jpg 494w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-kurulu-guc-260x300.jpg 260w" sizes="auto, (max-width: 494px) 100vw, 494px" /><figcaption>Türkiye Rüzgar Enerjisi Toplam Kurulum</figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">197 RES’in illere göre yerleşimi incelendiğinde tesislerin Türkiye’de 30 ilde yer aldığı gözlemlenmektedir.  Aşağıdaki grafiklerden bölgelere göre işlemede ve inşa aşamasında olan RES&#8217;lerin bölgelere göre dağılımı görülmektedir.</p>



<figure class="wp-block-gallery alignwide columns-2 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="644" height="570" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/isletme-res-bolgeler.png" alt="isletme res bolgeler" data-id="6028" data-full-url="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/isletme-res-bolgeler.png" data-link="https://muhendis.web.tr/?attachment_id=6028" class="wp-image-6028" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/isletme-res-bolgeler.png 644w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/isletme-res-bolgeler-600x531.png 600w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/isletme-res-bolgeler-300x266.png 300w" sizes="auto, (max-width: 644px) 100vw, 644px" /><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">İşletmedeki RES’lerin Bölgelere Göre Dağılımı</figcaption></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="520" height="446" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/insa-res-bolgeler.png" alt="insa res bolgeler" data-id="6027" data-full-url="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/insa-res-bolgeler.png" data-link="https://muhendis.web.tr/?attachment_id=6027" class="wp-image-6027" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/insa-res-bolgeler.png 520w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/insa-res-bolgeler-300x257.png 300w" sizes="auto, (max-width: 520px) 100vw, 520px" /><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">İnşa Halindeki RES’lerin Bölgelere Göre Dağılımı</figcaption></figure></li></ul></figure>



<p class="wp-block-paragraph">2.451,05 MW’lık 53 rüzgar santrali halen inşa aşamasında bulunuyor. <strong>TÜREB </strong>tarafından yapılan ankete katılımcılardan gelen verilere göre, kısmi kabullerle devreye girecek RES projelerinin 31 Ekim’e kadar yaklaşık 1.250 MW, 31 Aralık’a kadar ise yaklaşık 1.100 MW güç ile <strong>YEKDEM</strong> mekanizmasına dahil olabilecekleri öngörülüyor</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="526" height="588" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-insaa-santral.jpg" alt="Türkiye’de Rüzgar Enerjisi Santrallerinin Yıllık İnşa Kurulumu" class="wp-image-6031" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-insaa-santral.jpg 526w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-insaa-santral-268x300.jpg 268w" sizes="auto, (max-width: 526px) 100vw, 526px" /><figcaption>Türkiye’de Rüzgar Enerjisi Santrallerinin Yıllık İnşa Kurulumu</figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Yılın ilk 6 ayında rüzgardan elde edilen elektrik toplamı 11 milyon 506 bin 233 kilovat saate erişirken bu miktar Türkiye’de üretilen toplam elektriğin yüzde 8,52’sini oluşturdu. Nisan ayında ise Türkiye’de üretilen elektriğin yüzde 10,36’sı rüzgardan karşılandı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-payi.jpg" alt="ruzgar payi" class="wp-image-6033" width="493" height="388" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-payi.jpg 657w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-payi-600x472.jpg 600w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2020/11/ruzgar-payi-300x236.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 493px) 100vw, 493px" /><figcaption>Türkiye’de Rüzgar Enerjisi Santrallerinin Elektrik Üretmindeki Payı</figcaption></figure></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://muhendis.web.tr/turkiyenin-2020-ruzgar-enerji-potansiyeli-ve-kurulu-gucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jeotermal Enerjiden Elektrik Üretimi</title>
		<link>https://muhendis.web.tr/jeotermal-enerjiden-elektrik-uretimi/</link>
					<comments>https://muhendis.web.tr/jeotermal-enerjiden-elektrik-uretimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burhan DEMİRCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2018 11:23:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Jeotermal Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[jeotermal]]></category>
		<category><![CDATA[jeotermal enerji]]></category>
		<category><![CDATA[jeotermal enerjiden elektrik üretimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://muhendis.web.tr/?p=130</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de ilk elektrik santralı MTA tarafından 1974 yılında 0,5 MW gücünde pilot bir türbinle deneme üretimi yapıldı. Jeotermal enerjiden elde edilen elektrik üretimi yönünden, Dünya’da ABD, Filipinler, Meksika, İtalya ve Japonya ilk beş sırada yer alırken Türkiye 14. Sıradadır. Jeotermal Terimler Enjeksiyon, akışkanların yapay yöntemlerle jeolojik yapı ve oluşumlara gönderilmesidir. Reenjeksiyon, üretilen jeotermal akışkanların yapay &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://muhendis.web.tr/jeotermal-enerji-tarihcesi/">Türkiye’de ilk</a> elektrik santralı MTA tarafından 1974 yılında 0,5 MW gücünde pilot bir türbinle deneme üretimi yapıldı. Jeotermal enerjiden elde edilen elektrik üretimi yönünden, Dünya’da ABD, Filipinler, Meksika, İtalya ve Japonya ilk beş sırada yer alırken Türkiye 14. Sıradadır.</p>



		<div id="jeotermal-terimler" data-title="Jeotermal Terimler" class="index-title"></div>
	


<h2 class="wp-block-heading"><strong>Jeotermal Terimler</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Enjeksiyon</strong>, akışkanların yapay yöntemlerle jeolojik yapı ve oluşumlara gönderilmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reenjeksiyon</strong>, üretilen jeotermal akışkanların yapay yöntemlerle kullanıldıktan sonra tamamının veya kalan bir kısmının üretildikleri jeolojik formasyonlara geri gönderilmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Deşarj</strong>, jeotermal akışkanın kullanımından sonra reenjekte edilemeyen kısmının veya tamamının çevre kirliliğine neden olmaksızın başka alıcı ortamlara gönderilmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sondaj</strong>, jeotermal akışkanları aramak, üretmek, kullanım sonrası reenjekte etmek, rezervuarı gözlemlemek veya test etmek için bilimsel yöntemler ve uygun araçlar kullanılarak, gereken derinlik ve çapta yeryüzünden kaynağa doğru jeolojik izleme yapmak üzere derin çukur açma işlemi ile jeotermal rezervuar oluşturmak ve akışkan enjekte etmek için kuyu kazma işlemidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Akışkan</strong>, jeotermal kaynaklardan elde edilen su, gaz ve buharı temsil eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaptaj</strong>, akışkanın doğal olarak veya bilimsel yöntemler ve uygun araçlar kullanılarak rezervuardan yeryüzüne ulaşmasından itibaren kirlenmesi önlenerek ve korunarak daha sağlıklı şekilde değerlendirilebilmesi için kullanım öncesi özel tekniklerle toplama havuzlarında, galeri veya kuyularda biriktirilmesi işlemidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Koruma alanı</strong>, kaynak ve bunların bağlı olduğu jeotermal sistemin bozulmasına, kirlenmesine ve sürdürülebilir özelliğinin yitirilmesine neden olacak dış etkenlerden korumak amacıyla, sahanın jeolojik ve hidrojeolojik yapısı, iklim koşulları, zemin cinsi ve tipleri, drenaj sahası sınırı, kaynak ve kuyu çevresindeki yerleşim birimleri, endüstri tesisleri, çevrenin topografik yapısı gibi unsurlara bağlı olarak belirlenmiş, önlemler alınması gereken, içerisinde yapılan faaliyetlerin kontrol ve denetime tâbi olduğu ve gerektiğinde yapılaşma ve arazi kullanım faaliyetleri kısıtlanabilir tüm alanları tanımlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bloke alan</strong>, işletme ruhsatı verilmiş bir jeotermal kaynaktan yapılan üretim faaliyetlerinin etkilenmemesi için işletme ruhsatı sahibi dışındaki talep sahiplerine kapatılmış ve işletmeye açılmayacak alanları ifade eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Jeotermal Gradyan, y</strong>erin ısısının 1 °C artışı için inilmesi gereken derinliğe denir. Birimi metredir. Jeotermal gradyan °C / 100 m, °C / km, °F / 100 m, °F / km veya °F / 100&#8242; gibi çeşitli şekillerde de belirlenebilir. Karalardaki ortalama gradyan 3 °C / 100 m&#8217;dir. Bu değer, termal sahalarda önemli ölçüde artar. Jeotermal gradyan, bulunulan yerin jeolojik yapısı ve çökellerin litolojisine göre değişir. Litolojideki önemli değişiklikler kuyuların gradyan eğrilerine, eğim değişiklikleri şeklinde yansırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Isı Akısı, </strong>teorik olarak bir yüzeyin ya da bir ortamın herhangi bir noktasındaki sıcaklık gradyanına dik düzlemin, birim alanından birim zamanda geçen ısıyı gösteren ve o alana dik olan vektörel nicelik olarak tanımlanır. Başka bir deyişle derinlere doğru gidildikçe sıcaklığın artmasıyla yerin iç kesiminden dışına doğru bir ısı enerjisi yayılmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Isı akısı birimi joule/m<sup>2</sup>.saniye veya kısaca HFU (Heat Flow Unit) &#8216;tir. Yeryüzünün ortalama ısı akısı 1,5 ± %10 HFU&#8217;dur. Bu, ortalama yeryüzündeki güne ş enerjisinin yaklaşık 1/200&#8217;i olup küçük miktarlarda olmasına rağmen önemli bir enerjidir. Isı akısı 0 ile 3 HFU arasında olan yerler &#8220;Normal alanlar&#8221;, 3 HFU&#8217;dan büyük olan yerler ise &#8220;Termal alanlar&#8221; olarak adlandırılırlar. &nbsp;Şu andaki amaçlar için, 0,8-2,0 HFU aralığında olan &#8220;normal&#8221; ısı akısı göz önüne alınır. Çoğu normal alanlar ticari jeotermal aramalar bakımından cazip değildir ve yakın gelecekte ve onların depoladığı ısı kullanılabilir kaynak olarak göz önüne almayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Isıl İletkenlik, </strong>teorik olarak bir maddenin birim kesitinden, birim zamanda ne ölçüde ısı geçirebildiğini gösteren nicelik olarak tanımlanır. Birimi W/m.K ‘dir. Şeyllerin ısısal iletkenlikleri yaklaşık 2, kireçtaşlarının 3,2 , kumtaşlarının 4,15 , kuvarsın ise 15 W/m.K ‘dir. Jeotermal gradyan, ısı akısı ve ısısal iletkenlik arasında Q= K.T şeklinde bir bağıntı vardır. Burada Q=Is ı akısı; K=Isısal iletkenlik, T=Jeotermal gradyandır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Jeotermal Anomi, </strong>bazı jeotermal alanlarda, bazı derinliklerde sıcaklıklar, komşu alandaki sıcaklıklardan farklılık göstermesine denir. Jeotermal anomali küçük bir alan ile sınırlı olabilir ve sadece küçük bir sıcak su kaynağı anomaliyi gösterebilir. Öte yandan anomali binlerce kilometrekarelik bir alanda da oluşabilir. Jeotermal kuyuların sondajı, geliştirilmesi ve işletmesi çok pahalı işlemler oldukları için jeotermal aramalarda pozitif jeotermal anomalilerin (yüzeye yakın ve yüksek sıcaklıklı) yerleri tespit edilmeye çalışılır.</p>



		<div id="jeotermal-proje-fizibilitesi" data-title="Jeotermal Proje Fizibilitesi" class="index-title"></div>
	


<h2 class="wp-block-heading"><strong>Proje Fizibilitesi için Ölçütler</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Belirli bir konum için bir jeotermal enerji projesinin fizibilitesinin belirlenmesinde birtakım teknik ölçütler bulunmaktadır;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Bölgenin elektrik ve/veya ısı talebi,</li><li>İletim ve dağıtım altyapısına mesafe,</li><li>Yüksek kaliteli rezervuarının hacim ve yüzey özellikleri,</li><li>Rezervuar ömrü ve yedek kuyular,</li><li>Çevrim akışkanı kimyası,</li><li>Flaş ve ikili çevrim teknolojisi kıyaslaması,</li><li>Maliyet/kurulu güç (MWe), maliyet/iletilen enerji (MWh) oranları,</li><li>Yük takibi ve baz yük kabiliyeti kıyaslaması,</li><li>Santral güvenilirliği ve güvenliği,</li><li>Büyük sismik olaylara, yıkıcı heyelanlara veya büyük göçmelere sebebiyet vermeyecek jeolojik oluşumlar,</li><li>Uygun arazi kullanımı,</li><li>İçme suyu ve su yaşamı koruması,</li><li>Hava kalite standartları,</li><li>Gürültü standartları,</li><li>Sera gazı emisyonları,</li><li>Katı atık bertaraf standartları,</li><li>Harcanan akışkanın ve atık ısının tekrar kullanımı,</li><li>Isı atımının yerel etkilerinin kabul edilebilir olması,</li><li>Yürürlükte olan tüm federal, eyalet ve yerel kanunlara uyum,</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu ölçütler bir projenin uygunluğunu ve maliyetini etkilemekte ve projenin uygulanabilirliğini belirlemektedir.</p>



		<div id="jeotermal-enerjiden-elektrik-uretimi" data-title="Jeotermal Enerjiden Elektrik Üretimi" class="index-title"></div>
	


<h2 class="wp-block-heading"><strong>Jeotermal Sistemlerden Elektrik Üretimi</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Jeotermal elektrik üretimi bugün dünyada yaklaşık 24 ülkede gerçekleştirilmekte ve jeotermal ısıtma ise 70 ülkede uygulanmaktadır. Jeotermal enerji çoğunlukla yerkabuğundaki kayaçlarda, ikincil olarak da kayaçlardaki çatlakları, gözenekleri dolduran su, su buharı veya diğer akışkanlarda bulunur. Jeotermal suyu ve sahip olduğu ısıl enerjiyi ekonomik olarak elde edebilmek için suyun içinden geçtiği kayaçların çok miktarda su içermeleri ve geçirgenliklerinin fazla olması gerekir. Kayacın su depolayabilme kapasitesi depolama katsayısı olarak adlandırılır. Suyun geçirgenlik özelliği ise hidrolik iletkenlik veya geçirgenlik olarak adlandırılır. Çatlaklı kuvars, kireçtaşı, kırılmış volkanik kayalar, serbest kum ve çakıl yüksek depolama katsayısına ve yüksek hidrolik iletkenliğe sahiptir ve genellikle büyük miktarlarda su üretimine olanak sağlarlar.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/jeotermal_enerji.png" alt="jeotermal" class="wp-image-829" width="476" height="326" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/jeotermal_enerji.png 580w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/jeotermal_enerji-300x205.png 300w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/jeotermal_enerji-220x150.png 220w" sizes="auto, (max-width: 476px) 100vw, 476px" /></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Gözenekliliği ve geçirgenliği az olan kayaçlardan enerji üretimi, sınırlı sirkülasyon çevrimleri ile sağlanabilir. Bu durumda iki kuyu birbirine kırık ve çatlaklar sistemi ile hidrolik olarak bağlıdır. Soğuk su bir kuyudan aşağıya doğru pompalanır, pompalanan su kayaçlardaki çatlaklardan geçerek iletim yoluyla ısınır ve ikinci kuyudan yukarı doğru pompalanır. Kayaçlardaki çatlakların geçirgenliği az olan kayaçlar tarafından çevrelenmesi, çevrimdeki su kaybının az miktarda kalması için önemlidir. Bu teknolojiye sıcak kuru kayaç &#8216;HDR&#8217; teknolojisi denmektedir. Bu yayılmış enerjiyi kullanılabilir hale getirmek için önce büyük hacimlerdeki kayaç kütlelerinden toplanması ve sonra da bir boşaltım noktasına taşınması gereklidir. Yerkabuğunun en üst birkaç kilometrelik bölümünde neredeyse bütün kayaçlarda bulunan su, enerjiyi toplamak ve almak için bir mekanizma oluşturulmasını sağlar.</p>



		<div id="elektrik-uretiminde-kullanilan-turbinler" data-title="Elektrik Üretiminde Kullanılan Türbinler" class="index-title"></div>
	


<h3 class="wp-block-heading"><strong>Elektrik üretiminde kullanılan türbinler</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Kondansörsüz Türbinler</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bu türbinler serbest egzozludur. Daha çok küçük türbinlerdir. Kuruluş ve işletme masrafları düşüktür. Ancak burada elektrik üretimi düşüktür.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Kondansörlü Türbinler</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bu türbinlerin kuruluş ve işletme masrafları yüksektir. Çünkü ilave olarak kondansör ve soğutma kuleleri gerekmektedir. Kondansörlü türbinler iki türlüdür;</p>



<h4 class="wp-block-heading">&nbsp;<strong>Su ile yıkanmalı kondansörlü türbinler</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tipte kondanse olmayan gazlar yüksek kapasiteli santrifüj kompresörler yardımı ile havaya atılır veya kimyasal madde üretim tesislerine sevk edilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Isı eşanjörlü kondansörlü türbinler</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sistemde yalnız buharın ısıdan değil akan sıcak suyun ısısından da yararlanılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hazne sıcaklığı 200 °C ve daha fazla olan jeotermal akışkandan elektrik üretimi gerçekleşmektedir. Ancak günden güne gelişmekte olan yeni teknolojilere göre 150 °C&#8217;ye kadar düşük hazne çıkışlı akışkandan da elektrik üretilebilmektedir. Son yıllarda geliştirilen ve ikili (binary) çevrim olarak adlandırılan bir sistemle, buharlaşma noktaları düşük gazlar (freon, izobütan vb.) kullanılarak 70°C civarlarına kadar düşürülmüştür. Buhar ve sıvı baskın sistemlerin elektrik enerjisine dönüştürülebilmesi için çeşitli sistemler mevcuttur.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Buhar Ağırlıklı Sistemler</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sistemler yeryüzünde çok az bulunmalarına ve rağmen temiz olmaları ve çevre açısından en az risk içermeleri nedeniyle en çok istenen sistemlerdir. Kullanımı en kolay olan sahalar kuru buhar sahalarıdır. Yaklaşık 350 m derinlikte ve altında oluşan akiferlerin başlangıç sıcaklığı 240 °C dolayındadır. Kuyudan alınan buhar filtreden geçirilerek bir yoğuşturmalı türbine gönderilir. Kondensere ilave olarak doğal ya da mekanik soğutma kulesi kullanılır.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/buhar-agirlikli.png" alt="buhar ağırlıklı" class="wp-image-826" width="331" height="254" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/buhar-agirlikli.png 475w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/buhar-agirlikli-300x230.png 300w" sizes="auto, (max-width: 331px) 100vw, 331px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sıvı Ağırlıklı Sistemler</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sistemlerde sıvı faz süreklilik arz eden ve basıncı kontrol eden faz olmaktadır. Bu sistemlerdeki su bir kimyasal çözelti olup içinde sodyum, potasyum, lityum, kalsiyum, klor, bikarbonat, sülfat, borat ve silikat içermektedir. Dünyaca ünlü sıvı ağırlıklı jeotermal sistemler arasında Yeni Zelanda’dan Wairakei, Meksika’dan Cerro Prieto ve ülkemizden Kızıldere vardır. Bu sistemlerdeki üretim problemleri ise buhar ağırlıklı sistemlere göre daha zorludur.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Atmosferik egzozlu konvansiyonel buhar türbinleri</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">En basit ve ilk yatırım masrafları açısından en ucuz türbinlerdir. Bu tip bir santralde, jeotermal akışkan önce seperatöre gelir. Burada sıvı ve buhar fazları ayrılır. Buhar fazı bir buhar türbinini besler ve çürük buhar direkt olarak atmosfere atılır. Atmosferik egzozlu santrallerin basitleştirilmiş şematik gösterimi aşağıda verilmiştir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="229" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/atmosferik-egzoslu.png" alt="atmosferik egzoslu" class="wp-image-824"/></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Yoğuşturmalı konvansiyonel buhar türbinleri</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Atmosferik egzoz tasarımının termodinamik olarak gelişmişidir. İki fazlı akışkan önce seperatörde sıvı ve buhar fazlarına ayrılır. Buhar, türbinden direkt atmosfere atılmak yerine çok düşük bir basınçta tutulan (yaklaşık 0.12 bar) bir kondensere atılır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Çift kademeli buharlaştırma</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Kuyu başı akışkanı önce seperatöre gider, buhar ve sıvı fazlarına ayrılır. Buhar bir yüksek basınç türbinine, su ise bir buharlaştırıcıya (flaş tankı) gönderilir. Burada düşük bir basınca flaşlanan sıvının kalanı enjeksiyona, elde edilen buhar alçak basınç türbinine gönderilir. Böylece sistem verimi arttırılmış olur.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="353" height="233" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/cift-kademeli.png" alt="çift kademeli buharlaştırma" class="wp-image-827" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/cift-kademeli.png 353w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/cift-kademeli-300x198.png 300w" sizes="auto, (max-width: 353px) 100vw, 353px" /></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Çoklu buharlaştırma (multi-flash)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Seperatörden ayrılan sıvı ikinci bir seperatöre gönderilir, seperatör sayısı ekonomik kısıtlar çerçevesinde arttırılabilir. Bu tip bir uygulama Wairakei Jeotermal Santrali, Yeni Zelanda&#8217;da gerçekleştirilmiştir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>İkili çevrim santralleri</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Jeotermal sahalarda en önemli atık ısı kaynağı seperatörde ayrılmış sıvıdır. Konvansiyonel buhar türbinleri sadece buhar kullandıkları için kalan büyük miktarlardaki sıvı genelde yerüstü sularına atılmakta ya da yeraltına enjekte edilmektedir. Binary teknolojisi, orta-düşük sıcaklıklı kaynaklardan elektrik üretmek, termal kaynakların kullanımını arttırarak atık ısıyı geri kazanmak amacıyla geliştirilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Binary sistemler, düşük kaynama sıcaklıklı ve düşük sıcaklıklarda yüksek buhar basıncına sahip ikincil bir çalışma akışkanı kullanırlar. Bu ikincil akışkan, konvansiyonel bir Rankine çevrimine uygun olarak çalışır. Uygun bir çalışma akışkanı ile binary sistemler, 70-170°C aralığındaki giriş sıcaklıklarında çalışabilirler. Binary sistemlere ait basitleştirilmiş şematik gösterim aşağıda verilmiştir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="266" src="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/binary-turbin.jpg" alt="ikili çevrim" class="wp-image-825" srcset="https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/binary-turbin.jpg 500w, https://muhendis.web.tr/wp-content/uploads/2018/12/binary-turbin-300x160.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure></div>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Hibrid fosil-jeotermal sistemler</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sistemlerde jeotermal enerji, ya ön ısıtıcı olarak, ya da kızgın buhar eldesinde kullanılır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Toplu akış </strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">İki fazlı buhar-su karışımlarından doğrudan enerji elde etmek amacıyla geliştirilmiştir. Bu tip santrallerin ekonomisi henüz iyi belirlenememiştir. Çünkü işletme tecrübesi 5 yıldan fazla değildir. Tek örnek Desert Peak, Nevada, ABD&#8217;ndeki 9 MWt &#8216;lik iki fazlı rotary seperatörlü turbo-alternatörlü santraldir.</p>



		<div id="jeotermal-uygulamalardaki-sorunlar" data-title="Jeotermal Uygulamalardaki Sorunlar" class="index-title"></div>
	


<h2 class="wp-block-heading"><strong>Jeotermal Uygulamalardaki Genel Sorunlar</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kabukla</strong><strong>şma</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Jeotermal akışkanlar bileşimlerinin ve asiditelerinin bir fonksiyonu olarak çoğu kez kireç (CaCO3) ve bazı durumlarda ise silis (Si02) kabuklaşmaları yapabilirler. Bu kabuklaşmalar sondaj boruları içerisinde olabildiği gibi seperatör içerisinde eşanjör levhalarında türbin kanatlarında ve iletim borularında da bulunabilir. Suları 350 ppm&#8217;den daha fazla Si02 içeren termal sahalardaki sondajlarda, sıcaklığın belli bir limitin altına düşmesi halinde, borular içerisinde Si02 kabuklaşması kendini gösterir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaynak sularında 6 ile 8 PH’ın arasında olduğu ve Ca iyonu konsantrasyonunun birkaç ppm&#8217;i bulduğu her termal ortamda ise CaCO3 kabuklaşması görülür. Bunun nedeni, kuyunun üretime geçmesiyle birlikte basıncın, dolayısıyla CO2 gazı kısmi basıncının düşmesi ve ani basınç dengesi koşuluna uyacak şekilde sıvı ortamdan atmosfere doğru CO2 gazı kaybı ile, pH yükselmesi ve suda erimeyen CaCO3 kimyasal tuzunun oluşarak sıvı ortamı terk etmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu duruma karşı alınan bazı önlemlerin en basiti üretimi zaman zaman durdurarak mekanik yolla temizleme yapmaktır. Diğer bir yöntem, kuyu başı basıncını belli bir limitin daima üzerinde kalacak şekilde yüksek tutmaktır. Tabii bu da üretimin kısılması ve kuyu veriminin düşmesi demektir. Kuyu içi kabuklaşmasını engelleyecek diğer bir yöntem ise, kuyu içerisine belli bir basınç altında CO2 gazı enjekte edilmesidir. Son yıllarda geliştirilen diğer bir yöntem de kuyu içerisine belli miktarlarda inhibitör maddelerin enjekte edilmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuyu dışındaki taşıma yollarında gelişebilecek kabuklaşma, korozyon vb. olumsuz etkileri önlemek için ise, jeotermal akışkanın ısıl enerjileri, eşanjörlerde (ısı değiştiricileri), kullanılabilir özellikteki sulara aktarılır. Ancak bu işlem de tabi ki bir miktar enerji kaybı yaratacaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Korozyon</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı jeotermal akışkanlar ise agresiftirler, yani asit karakterli olup, betonu, metalleri, harçları vb. malzemeyi tahriş edebilirler. Bunun önlenebilmesi için korozyona dayanaklı malzemenin kullanılması tercih edilmeli ve toprağa gömülü metalik elemanlar, katodik koruma ile korozyonun etkisinden kurtarılmalıdır. Alternatif çözüm olarak da yine jeotermal akışkanın direkt olarak kullanımı yerine, ısı enerjisinin eşanjörler vasıtasıyla agresif olmayan başka bir suya aktarılarak değerlendirilmesidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Isı Kaybı</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Jeotermal akışkanı kuyu başından türbinlere, meskenlerdeki radyatörlere, sera vb. yerlere ileten borulardan kaybedilen ısı, iyi bir izolasyonla minimuma indirilmelidir. Metalik borular genellikle, su geçirmez asbestli (amyantlı) çimento boru kılıfı içerisine sokularak izole edilmektedir. Bu izolasyon, boruları toprak altında korozyona karşı da korumaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak özellikle santral veya ısıtma şebekesi kurulması ve gelir akışından çok önce, kaynağın aranması ve geliştirilmesi için yapılan sondaj nedeniyle masraﬂarı yüksek yatırımlardır. Kaynağın aranmasıyla işletmeye geçmesi arasındaki gerekli minimum zaman ise 5-6 yıl kadardır. Bugüne kadar yapılan jeotermal çalışmalar sırasında elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda görülmektedir ki, sadece jeotermal potansiyelin ortaya çıkarılması yeterli olmayıp, bu enerjiden yararlanma ve geliştirme aşamaları da bilimsel ve teknik çalışmalarla desteklenerek gerçekleştirilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://muhendis.web.tr/jeotermal-enerjiden-elektrik-uretimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
